Ultrason Hamilelere Zararlı Mı?

0

Fare deneyleri, hamilelikte ultrasonun uzun süre kullanımının kalbe zararlı olabileceğini gösteriyor. Ultrasonun jinekologların stetoskobu haline geldiğini belirten Prof. Cansun Demir, hamilelerde ultrasona kısıtlama getirilmesi gerektiğini söyledi.

ANTALYA – Ultrasonun ses dalgası olduğunu ve gebelikteki olumsuz etkileriyle ilgili henüz bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirten Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansun Demir, ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde anne karnındaki bebeğin ultrasonla takibinin sınırlı sayıda yapıldığını söyledi.

ABD’de problem olmadığı sürece hamilelere ultrasonla 3 kez bakılıyor. 11-14. haftada ense kalınlığına, 18-22. haftada anatomik gelişime ve gebeliğin son döneminde de bebeğin ters gelip gelmediğine bakıldığını belirten Prof. Demir’e göre, Türkiye’deki hamilelerde ultrason kullanım sıklığı dünya standartlarının üzerinde.

9. Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi’nde konuşan Prof. Demir, “Ultrason kadın doğumcuların stetoskobu haline geldi. Her gebeyi, her geldiğinde ultrasonla muayene ediyoruz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta; fetal inceleme sırasındaki ısı artışıdır” dedi ve ultrason muayenesinin uzun süreli olmaması gerektiğini vurguladı:

Demir, “Ultrason incelemesi sırasındaki ısı artışının hangi dönemlerde hangi biyolojik etkilere neden olabileceği konusu kesin değil. Domuzlarda yapılan bir çalışmada 2 dakikadan uzun süren incelemenin olumsuz etkileri olabileceği görülmüştür. Genel yaklaşım, 1.5 derecelik ısı artışının zararı olmayacağı yönündedir. 5 dakika süreyle 4 derece artıştan fazlasının zararlı olabileceği bildirilmiştir” uyarısında bulundu.

SEZERYANLA DOĞUM HIZI KESİLMELİ

Kongrede dikkat çekilen noktalardan biri de sezaryenle doğum oranları oldu. Neredeyse iki doğumdan birinin sezaryenle yapıldığını belirten TJOD Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, sezaryen oranlarının düşürülmesi için Sağlık Bakanlığı ile protokol imzalandığını söyledi.

Bu kapsamda normal doğuma teşvik klipleri hazırlandığını ve önümüzdeki günlerde televizyonlarda gösterileceğini söyleyen Prof. İtil, bu konuda kadınlar başta olmak üzere tüm toplumun bilinçlendirilmesinin, gebe okullarının yaygınlaştırılmasının ve okullarda cinsel eğitim derslerinin verilmesinin önemli olduğunu belirtti.

İtil’e göre, hastanelerin fiziki şartlarının iyileştirilmesi de normal doğuma teşvikte etkili olabilir. Örneğin 3-5 kadının aynı anda sancı çektiği veya doğum yaptığı doğum salonları yerine, doğum odaları yapılmalı. Yanı sıra hekimlere konuyla ilgili meslek içi eğitim verilmeli, uzman ebeler yetiştirilmeli, ağrısız doğum ve doğuma hazırlık kursları yayınlaştırılmalı, ağrısız doğum şartları yaygınlaştırılmalı.

Kadınları normal doğumdan uzaklaştıran en önemli faktörün ağrı olduğunu belirten İtil, “Ülkemizde artık ağrısız doğum daha fazla yapılıyor ama yeterli değil. Ağrısız doğumun yayınlaştırılmalı lazım. Anestezi uzmanlarının sayısının artması, sezaryenle doğumların azalmasında etkili olur. Bütün bu saydıklarımız kısa dönemde olmayabilir ama bunlar bir plan çerçevesinde olursa sezaryen azalır, normal doğum artar” diye konuştu.

www.ntvmsnbc.com

Share.

Leave A Reply