İlkokula Başlamak

0

İlkokula başlamak hem çocuklar hem aileler için bir dönüm noktası. Çocuklar için ilk defa tam kuralların olduğu bir ortama girip uyum sağlama süreci, aileler için çocuklarını tüm ihtiyaçlarını kendileri görecekleri üstüne üstük birde ders dinleyip öğrenme sürecine aktif katılacakları bir ortama çocuklarını tek başına bırakma heyecanı bir arada yaşanıyor.İlkokul sürecinde nelerle karşılaşabilirsiniz?

– İlkokula gitmeden önce çocuğun uzun yada kısa, yarım yada tam gün bir süre anaokuluna gitmiş olması anneden ayrı, bir öğretmen önderliğinde vakit geçirmeye alışması açısından önemli ve faydalı bir olgu oluyor.

Özel okul mu? Devlet okulu mu?

– Biz ilkokula başlamadan önce baya bir araştırma yaptık, önce özel okul mu? devlet mi? kargaşası yaşadık. Nihayetinde devlet okulunda karar kıldık, çünkü;

-Tüm gün çalışan bir hanım olmadığım için okul sonrası çocuğuma birebir vakit ayırabildiğimden,

-Özel okullarda sosyal ve sportif faaliyetler dışında akademik olarak ilkokul seviyesinde çok da fazla çocuğa bir değer katmadığını düşündüğümüzden,

– Çocuğun sosyal olarak daha kalabalık ve daha zor bir ortam olan devlet okulunda kişilik gelişiminin daha iyi olacağına karar verdiğimizden,

– Birde yakinen görüştüğümüz öğretmenlerden edindiğimiz intibalar sonucu tüm öğretmenlerin hem mesai açısından hem iş yükü açısından hemde maaş açısından aslında gönlünde devlet okulunda çalışmak olduğunu, özelde ya mecburiyetten ya kpss kazanamadığından, ya istediği bölge olmadığından yada muhtelif sebeplerden ötürü çalıştığını samimi itiraflarla gördük. Bu durumda çok çok özel olan okullar dışında en tecrübeli ve en seçilmiş öğretmenlerin devlette olduğuna kanaat getirdik.Özel okullarda daha çok yeni mezun öğretmenlerin istihdam edildiğine şahit olduk. Tabi istisnalarda vardır.

İlkokul öğretmeni Kadın mı? Erkek mi olmalı?

Bu aşamadan sonra Kadın erkek öğretmen çelişkisini yaşadık bir süre. Kadın öğretmen tavsiye edende oldu, erkek öğretmen tavsiye edende.Anaokulunda hep öğretmenleri kadındı ve çok merhametli çok sevecendiler. Ben acaba kadın olsa daha mı iyi olur diye düşünüyordum ama danıştığımız kişiler genel olarak %90 erkek sınıf öğretmeni tavsiye etti.

Kadın öğretmenlerin muayyen günüydü, doğum izniydi,anne-baba, k.valde-k.peder ziyaretiydi, çocuğum hastaydı gibi haklı sebeplerle çok fazla izin ve tayin aldığı çocukların derslerinin aksadığı, erkek öğretmenlerin sınıf öğretmenliğini tam bir iş gibi gördüğü, fazla izin kullanmadıkları ve daha fazla öğrencileriyle ilgilendiğini ifade eden çokça kişi oldu. Bizim çocuğumuzda erkek olduğundan rol-model açısından da erkek bir öğretmenin daha uygun olacağı kanaatine vardık.

Okulun ilk günleri nasıl geçiyor?

-İlkokulda ilk günler okula alışma süreciyle geçiyor, ilk günler zaten okulda pek ders yapılmıyor, hep oyun eğlence vb..

– İlk gün sınıfın kapısında, koridorda diğer annelerle birlikte bekledim.

-ikinci gün yarı koridor yarı bahçede bekledim.Zil çalınca yanına çıktım.

-üçüncü gün bahçede bekledim. Zil çalınca yanıma kendisi indi.

-dördüncü gün eve gittim, büyük tenefüste geldim.

-beşinci gün yine eve gittim ve büyük tenefüste geldim.

Bu süre zarfında ilk günler tabiiki ağlama felan oldu. Ama çocuğa hiç kızmadım. “Ben senın yaşında okula giderken oo her dakika ağlıyordum, sen az bile ağlıyorsun ben sürekli ağlıyordum. Hatta öğretmenim beni çok ağlıyorum diye pencere kenarından kaldırmış diye kendine güvenmesini sağlayacak telkinlerde bulundum.(Bunlar aslında doğruydu).ilk günler beslenmeyi yeme, sırada oturma, wc gidip gelme, temizliğini yapma, sınıfta hareket etme gibi kuralları öğrenerek geçti. Elhamdülillah büyük bir sorun yaşamadık bu süreçte. Zaten zamanla oğlum okulda arkadaşlarıyla güzel bir kaynaşma içerisine girdi ve okulun tatil günlerine üzülür hale geldi.

Ödevler

Sonrasında ilkokulun en zor tarafı olan Ödevler başladı. Bizim öğretmenimiz diğer sınıflara göre makul ödevler versede, hayatında ilk defa kısıtlı sürede kendi emeğiyle tamamlaması gereken bir çalışmayla karşılaştığından alışma sürecine kadar biraz zorlanma yaşadık.

-Okula başlayan çocuk için okuldan gelip yatana kadar yapacaklarını kendisiyle paylaşacağınız çok keskin saat dilimleri olmayan bir program ile çocuğunuzu zaman organize etmeye alıştırmanız gerekiyor.

-Sabahçı öğrenciler için muhakkak erken yatılması gerekiyor ki, sabah uyanma da zorluk çekilmesin.

-İlk dönem harfler okuma yazma ile geçiyor, ikinci dönem hayat bilgisi matematik konularına giriliyor. Her harf yeni bir heyecan oluyor çocuk için.

-Ödev yaparken muhakkak yanında bulunup yönlendirmek, yapması için yardımcı olmak gerekiyor. Zaman zaman elleri kolları yoruluyor.

-Motivasyon için her satırı yazmada süre tutma, her süre sonunda küçük ikramlık ödüller koyma gibi etkenler ödev yapmada kolaylık sağlıyor.

-İkinci dönem ki ödevler diğer derslerin temelleri atılıyor. Bu yüzden dersi takip ve evde sizin tekrar takviyeniz çok önemli. Bizim zamanımızda 3. sınıfta öğretilen konular şimdi 1.sınıfta öğretiliyor, hiçte kolay değil, muhakkak destek gerekiyor.

-Ben aman hiç ödev verilmesin Avrupa gibi özgür olsun taraftarı değilim, ödev yapmasa çocuk nasıl okulda öğrendiklerini pekiştirecek? Ayrıca bizim çocuklarımız ödev yapmasa bilgisayara sarıyor, bu şekilde en azından sorumluluk bilinci gelişiyor. Tabi abartmadan, çocuğu bezdirmeden makul ödevler olmalı.

İlkokul hayatı eğitim öğretimin ilk basamağı olduğundan hem öğretmen hemde okul seçimi çok önemli, çocuğunuzu en kolayınıza gelen okula vermek yerine öncesinde en iyi öğretmene vermek için yakın okulları iyice araştırmanızı önemle tavsiye ederim…

Share.

Leave A Reply