Evde hangi plastikler sınıfta kaldı?

0

Bu gidişle değil üç, tek çocuk bile yapacak aile kalmayacak!.. Her alanda kullanılan ‘endokrin bozucu’lar, artan kanser vakaları ve sperm düşüklüğünün sorumlusu. İşe evdeki zararlı plastikten kurtularak başlayabilirsiniz.

Dönem dönem kullandığımız ürünlerle, yiyeceklerle ilgili  ‘kanser yapar’ diye haberler çıkıyor, sonra unutulup gidiyor. Mesela Çin’de üretilen ucuz elektrikli plastik kahve makinelerinin son derece zararlı olduğu anlaşıldı ve piyasadan toplatıldı. Bir ara bebek biberonlarının, su damacanalarının ‘kanser yaptığı’ konuşuldu. Ama kaçımız neyin, neden zararlı olduğunu takip ediyor ki?

New York Times’ta yayınlanan Nicholas D. Kristof’un yazısından hareketle  ‘kimyasal maddelerin kansere etkisi’ni araştırırken fark ettim: Türkiye’de ne doğru bilgileniyoruz, ne de önlem alıyoruz. Galiba Doğululukla ilgili bir durum bu… En ‘Batılı’ olanımız bile işi ‘kader kısmet’e havale etmeye bayılıyor… “Radyasyonlu çayla büyümüşüz, bize bir şeycik olmaz” diyoruz.

Diğer yandan kanser vakalarındaki artışta gelişmiş ülkelerin hızına yaklaşıyoruz… Doğurganlık azalıyor, sperm sayısı düşüyor… Bilim insanları, endüstride kullanılan kimi malzemelerin hormonal bozukluklara yol açtığını söylüyor. Bunların başında bazı plastik ürünlerde de bulunan ve ‘endokrin bozucu’ adı verilen kimyasallar var.

Hangi plastikler zararlı?

Dün hangi maddelerin zararlı olduğunu yazdım ancak bunu tespit etmek için biraz uğraşmanız lazım… Plastiklerin türü, birden yediye kadar numaralandırılıyor. Özellikle üç, altı ve yedi no’lu plastiklerden uzak durun deniyor.

Tavsiyem şu: Herhangi bir ürünün altına bakın, icabında büyüteç kullanın. Ya bağımsız, ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı göreceksiniz. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa -ki Türkiye’de özellikle pazarda satılan ürünlerde yok- daha da kötü! Hemen çöpe…

Peki hangi numara, hangi üründe kullanılıyor? Hangileri zararlı, hangileri değil? İşte evde kullanılan plastikleri ayırmanız için bilmeniz gerekenler:

1. PET veya PETE Polietilen içerir: Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır. Zararsızdır.

2. HDPE Yüksek yoğunluklu polietilen: Deterjan ambalajları ve pet süt şişesinde bulunur. Zararsızdır.

3. PVC Polivinil klorid: Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır. Zararlıdır!

4. LDPE Az yoğunluklu polietilen: Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur. Zararsızdır.

5. PP Poliproplen: Şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında vardır. Zararsızdır.

6. PS Polistiren: Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerdedir. Zararlıdır.

7. DİĞER: Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur. Zararlıdır.

Uzmanlar özellikle 3 no’lu plastikten uzak durulmasını öneriyor. Çünkü 3 no’lu plastikler yiyecek ve içeceklere dioksin gibi toksik (zehirli) maddeler salıyor. Özellikle bu tür plastikler mikrodalga ve bulaşık makinesinde asla kullanılmamalı. Köpük tipi plastiklerin içerdiği polistiren ise ısınınca yiyeceklerle temasa geçiyor. Amerika’da yapılan bir araştırma, 6 no’lu plastiklerin hormonal bozukluklara yol açtığını kanıtladı. Dünya Sağlık Örgütü, bu maddenin insanlarda kanser yapma riski taşıdığını doğruladı. Tek kullanımlık plastik çatal, bıçak, bardaklar, yumurta kapları… Hamburger ve etlerin konduğu köpük malzeme… Sıcak tutan çaykahve bardakları. Diğer sınıfına giren 7 no’lu plastikler genellikle Endokrin bozucu (EB) adı verilen bir grup kimyasal içeriyor. Su damacanalarında, bazı biberonlarda ve kimi metalik ambalajlarda rastlanan bu kimyasallar vücutta hormonal değişikliklere neden oluyor. Hormonal bozukluklar da kansere yol açıyor.

Endokrin bozucular (EB) üreme, hipofiz, tiroid, meme dokusu gibi çeşitli organ ve dokulara etki ediyor. Buna bağlı olarak büyüme ve gelişme, bağışıklık sistemi gibi çeşitli sistemleri etkiliyor. Üstelik endokrin bozucular sadece plastiklerin içinde değil kozmetik kremlerden konservelerin iç yüzeyine kadar birçok yerde kullanılıyor.

Sperm sayısı da düşüyor

Türkiye’de konuyla ilgili araştırma yapan ender isimlerden biri, İstanbul Tıp Fakültesi’nde Büyüme-Gelişme ve Pediyatrik Endokronoloji uzmanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler. Profesör, ‘endokrin bozucular’ın sadece kanserle değil, son zamanlarda giderek artan ‘sperm sayısı düşüklüğü’yle de bağlantısına dikkat çekiyor:

“İnsanlarda son 50 yılda sperm sayı ve volümünde azalma oldu. Testis ve meme kanseri sıklığı kadar yardımcı üreme yöntemleri gerektiren doğumlar arttı… Erkek çocuk doğumlarında, inmemiş testis ve hipospadias (doğuştan sünnetli denen rahatsızlık) gibi bozukluklar da arttı.

İnsan organizmasını etkileyen endokrin bozucular (EB) sadece üreme sistemine değil, hipotalamus, hipofiz, tiroid, timus, adrenal bez, meme dokusu gibi çeşitli organ ve dokular üzerine etki ediyor. Buna bağlı olarak, büyüme ve gelişme, bağışıklık sistemi gibi çeşitli sistemleri etkiliyor…”

Anlayacağınız işimiz sadece kanserle değil… Üstelik endokrin bozucular, sadece plastiklerin içinde değil, modern hayatın her alanında var: Kozmetik kremlerden konservelerin iç yüzeyine, tarım ilaçlarından gemicilik ve boya sanayiine, kağıt beyazlatma işleminden balık çiftliklerine kullanılıyor.

Elbette hepsini hayatımızdan yalıtıp Robinson hayatı sürecek halimiz yok. Ama en azından doğrudan yiyip içtiklerimize dikkat etsek, kazançtır… Endüstriyi daha sağlıklı malzemeler kullanmaya zorlamak bizlerin elinde.

NEDEN VE NASIL ZARARLI?

Mount Sinai’den Dr. Leo Trasande, özellikle üç no’lu plastikten uzak durulmasını öneriyor. Çünkü üç no’lu plastikler yiyecek ve içeceklere dioksin gibi toksik maddeler salıyor. Özellikle mikrodalga ve bulaşık makinesinde… Plastik bardakta sıcak çay içmeyi unutun!

Köpük tipi plastiklerin içerdiği polistiren, özellikle ısıtıldığında yiyeceklerle temasa geçebiliyor. ABD’de yapılan bir araştırma, altı no’lu plastiklerin hormonal bozukluklara yol açtığını kanıtladı. Dünya Sağlık Örgütü, bu maddenin insanlarda kanser yapma riski taşıdığını doğruladı. Uzak durmanızda fayda olan şeyler: Tek kullanımlık plastik çatal, bıçak, bardaklar… Yumurta kapları… Hamburger ve etlerin konduğu köpük malzeme… Sıcak tutan çay-kahve bardakları. Pek çok kahve zincirinin karton bardağa geçmesi sizce boşuna mı?

‘Diğer’ sınıfına giren yedi no’lu plastikler engelde polikarbonat içeriyor. Su damacanalarında, bazı biberonlarda ve kimi metalik ambalajlarda rastlanıyor. Polikarbonat, bisfenol A denen bir başka endokrin bozucuyu salgılıyor. 1998’de Japon hükümeti polikarbonatlı ürünlerin yok edilmesini emretti; özellikle çocuk ve bebek eşyalarında.

BPA: Eğer üç, altı ve yedinin yanında ‘BPA içermez’ ibaresini görürseniz sorun yok. Çünkü en zararlı kimyasal bu: Sadece ev ürünlerinde değil, tıpta iğne, lens, diş ürünlerinde kullanılıyor.

EB BAĞLANTILI HASTALIKLAR

Prof. Dr. Feyza Darendereliler, EB’lerin hangi hastalıklara yol açabileceğini şöyle sıralıyor:

Erişin kadınlarda: Meme kanseri, rahim duvarı kalınlaşması, anne karnındaki bebekte bozukluklar, erkek çocuk doğumun azalması. (1976’da İtalya’da trifenol yapımındaki bir fabrikada patlama olmuş ve 20 yıl sonra o yörede dioksine maruz kalma ile bağlantılı olarak erkek doğum oranı azalmış.)

Erişkin erkeklerde: Kanser (testis, prostat), sperm sayı ve niteliğinde azalma, tiroid hormon bozukluğu, testosteron düşüklüğü.

Kız çocuklarda: Erken ergenlik, vajinal kanser, genital sistem malformasyonları, merkezi sinir sistemi gelişim bozuklukları, düşük doğum tartısı, hiperaktivite, öğrenme bozuklukları, zeka düşüklüğü, hipotiroid, obezite. (Bugün birçok ülkede ergenlik yaşının erkene kaydığı gözlenmektedir. Bu süreçte östrojenik etki gösteren EB’lerin ergenlik başlaması konusunda rolü tartışılıyor.)

Erkek çocuklarda: Kriptorşidi, hipospadias, testosteron düşüklüğü, hipotiroidi, obezite. (İstatistiklere bakıldığında hipospadias, testis kanseri ve kriptorşidi sıklığının arttığı, sperm sayı ve volümünde son 50 yılda belirgin azalma olduğu bildiriliyor.)

-alıntı-

Share.

Leave A Reply