Dondurma Sandığımız Katkılı Buzlar

0

Şimdilerde “dondurma” diye piyasaya sunulan çoğu ürünlerin, sadece adı dondurma, içeriği ise buzlu yiyecek…

Bu yazıyı yazmadan değişik marka dondurmalardan satın aldım. Ambalajlarının üzerinde bulunan ama çıplak gözle okunamayan yazıları büyüteçle okudum. Bakınız pazar payı fazla olan dondurmalardan birinin içeriğinde neler var: Su, şeker, süt kreması, glikoz şurubu, yağsız süttozu, peyniraltı suyu tozu, kıvam artırıcılar, (guar karboksimetil selüloz), sahlep, emülgatör (mono ve digliseridler) aroma (vanilin).

Çocuklarımızın çok beğendikleri bir dondurma çeşidinin ambalajındaki yazıda içeriği şöyle anlatılıyor: Bitkisel yağ, süt , buz %29, su, glikoz şurubu, soya aroma, peyniraltı suyu tozu, kıvam arttırıcı, emülgatör, aroma, glikoz şurubu, yağsız süt tozu, keçi boynuzu gamı, karbonsimetil selüloz.  Bir başka marka ile satılan dondurmanın ambalajındaki yazılara göre içeriği şöyle: Şeker, tereyağı, glikoz şurubu, kıvam arttırıcı, bitkisel yağ, modifiye mısır nişastası.

Ünlü bir gıda firmasının ürettiği dondurmanın ambalajında ise içeriği şöyle yazılmış: Bitkisel yağ, süt, buz %25, su, şeker, glikoz şurubu, bitkisel yağ tozu, peyniraltı suyu, yağsız süt tozu, emülgatör, yağ asitlerinin mono ve digliseritleri, stabilizörler, (guar, gam, lokust bear gam, korboksimetil selüloz) renklendiriciler, kurkimin, klorofil, aroma.

Acaba piyasada yüksek fiyatla satılan ithal dondurmaların durumu nedir diyerek onlardan satın aldım. Yabancılar dondurmalarının içerdiği maddeleri ambalaj üzerinde açıklamışlar: Onlar da genelde mısır şurubu, koko yağı, kanola yağı, un, yumurta beyazı, nişasta, vanilya, soya, su, yapay lezzet vericiler ve koruyucu madde karışımını dondurma niyetine satıyorlar. Bu maddelerde genetiği bozuk katkılar.

Market ve bakkallarda dondurma diye satılan ürünlerin bir kısmının aslında dondurma olmadığını neredeyse kimse bilmi-yor. Bu ürünlerin ambalajında genelde “Ice cream” yazıyor. Etiket bilgileri ise mercekle okunacak kadar küçük oluyor. Yeni dondurma endüstrisi; şeker yerine yapay tatlandırıcılar, doğal salep yerine sunî salep, süt yerine su ve süt tozu, meyve yerine yapay meyve boyası katarak dondurmayı dondurma olmaktan çıkardı. Bu besleyici ve serinletici tatlı, 2000’li yıllarda dev bir endüstriye dönüşürken, bu alan, son yılların önemli bir problemi hâline de geldi.

21. yüzyılın tüketim kölesi hâline getirilen insanı, helâl ve sağlıklı gıdalar yerine lezzetli, reklamı ve ambalajı ön plana çıkarılan yiyeceklerle beslenir hâle geldi.

Türk Gıda Kodeksi Yönetmenliği’nde “Dondurma Tebliği” ve “Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliği” adı altında iki tebliğ mevcuttur.

Piyasada satılan, dondurma diye satın alınan birçok ürün, aslında yenilebilir buzlu gıdalardır. Üreticiler, ürünlerinin dondurma olmadığını gizlemek için buzlu yiyecek mânâsına gelen “Ice Cream” gibi yabancı ifadeleri büyük harflerle, “Yenilebilir Buzlu Yiyecek” gibi ifadeleri de küçük harflerle yazmaktadırlar. Bunların ucuza satılması ise, alıcıya daha câzip gelmektedir.

Diğer bir konu ise, yıllardır süt, salep ve şeker karışımından oluşan dondurmaya, daha kıvamlı olmasını sağlamak amacıyla E441, yani jelatin katılarak helâlliği de şüpheye düşürülmektedir.

Dondurma, Devlet Planlama Teşkilatı sınıflamasına göre, süt ürünü gıdalar kategorisinde yer almaktadır. Çünkü dondurma, süt ürünlerinin (süt, süt tozu, kaymak gibi), çeşni maddelerinin (şeker, kakao, meyve konsantresi ve püresi, fındık gibi), kıvam artırıcı maddelerin (gıda maddesi tüzüğünde yer alanlarının) karıştırılması, homojenize ve pastörize edilerek soğutulup ambalajlarda dondurulması sonucunda elde edilir.

Yenilebilir buzlu ürünler, Türk Gıda Kodeksi’nde piyasaya sunuluş ve bileşimine göre, “su buzu”, “meyveli buz”, “sorbe”, “sütlü buz”,”bitkisel yağlı sütlü buz” olarak ayrılmıştır. Bunları kısaca şöyle açıklayabiliriz:

1-Su buzu: Buz karışımları genel târifine uyan, meyve ve/veya aroma maddeleri içeren, kuru maddesi ağırlıkça en az %12 olan buz karışımları,

2-Meyveli buz: Buz karışımları genel târifine uyan, kuru maddesi ağırlıkça en az % 12 olan ve ağırlıkça en az % 15 meyve içeren buz karışımları,

3-Sorbe: Buz karışımları genel târifine uyan, kuru maddesi ağırlıkça en az % 12 olan ve ağırlıkça en az  % 25 meyve içeren buz karışımları,

4-Sütlü buz: Sütlü buz ürünleri genel târifine uyan, ağırlıkça en az % 2,5 süt yağı ve ağırlıkça en az % 6 yağsız süt kuru maddesi içeren, süt orijinli olmayan protein ve yağ içermeyen sütlü buz ürünleri,

5-Bitkisel yağlı sütlü buz: Sütlü buz ürünleri genel târifine uyan, bitkisel yağ ve/veya süt yağı ve/veya yumurta yağını ağırlıkça en az % 5 oranında içeren ve süt proteini dışında protein içermeyen ve süt proteini içeriği ağırlıkça en az % 2,2 olan sütlü buz ürünleri olarak târif edilmektedir.

Yenilebilir buzlu ürünler ile bizim bildiğimiz dondurma arasındaki farklar

Bu iki ürün arasındaki en önemli fark, başlangıçta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılacağı gibi fiyat farkıdır. Bir dondurma, 3 lira gibi ucuz bir fiyata alınamayacağına göre, 3 liraya alacağınız, sadece buzlu üründür.

Aralarındaki diğer farklar;

-Tam yağlı bir dondurma ağırlıkça en az % 40 toplam kuru madde içerirken, buzlu ürünler ağırlıkça en az % 12 toplam kuru madde içerir.

-Tam yağlı bir dondurmada süt yağı miktarı, ağırlıkça en az % 12, buzlu ürünlerde ise bu oran % 0-2,5’dir.

-Tam yağlı bir dondurmada yağsız süt kuru maddesi, ağırlıkça en az % 10, buzlu ürünlerde bu oran % 0-6’dır.

Türkiye’de dondurmalara konulan katkı maddelerinin yarıdan fazlasının dünyanın birçok ülkesinde yasaklandığını belirten Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, “Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ‘E’ kodlu katkı maddelerinin birçoğunu yasaklamadığını belirterek tüketicilerin de bu konuda bilgilendirilmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

Kaya, bazı dondurmalara, kıvam tutturma bahanesiyle domuz ve sığır kemiklerinden elde edilen E-441 (jelatin) kodlu katkı maddesinin ilave edildiğini kaydederek, bu maddenin Türkiye’de yasal olduğunu; ancak üretildiği hayvanın domuz olma ihtimalinin yüzde 70 civarında olmasından dolayı bu katkı maddesinin kullanılmasıyla tüketicilerin inanç ve hassasiyetlerinin hiçe sayıldığını ifade etti. Dondurma sektörünün bir kısmının şeker yerine sağlıksız yapay tatlandırıcılar kullandığına dikkat çeken Kaya, doğal salep yerine sun’i salep, süt yerine su ve süt tozu, meyve yerine yapay meyve boyası ve aromaların katıldığını belirtti.

Besleyici değerlerine bakılacak olursa, dondurmanın asıl bileşeni “süt”tür. Süt, hayat için gereken bütün gıda bileşenlerini yapısında bulunduran ve bu özelliklerinden dolayı da son derece faydası olan bir gıda maddesidir.  Bu özelliği sebebiyle çocuklar, yaşlılar ve hastalar gibi hassas bünyeye sahip kişiler açısından daha da önem kazanmaktadır. Yenilebilir buzlu bir ürünün herhâlde tek iyi tarafı, insanda belli bir süre için serinleme hissi veriyor olmasıdır.

Bugün dünyada adı bilinen 2 dondurma şehri vardır; biri İtalya’nın Roma’sı, öbürü Türkiye’nin Maraş’ı…

“Roma Dondurması” birçok dünya ülkesi tarafından taklit edilmesine rağmen, Maraş dondurması taklit edilemiyor.

Çünkü 300 yıllık bir geçmişe sahip olan Maraş dondurmasının lezzetinin kökü, Anadolu topraklarından geliyor.

Maraş’ı bir cennet gibi kuşatan Ahır Dağı’nın coğrafyasına has kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin eşsiz kıvam ve aromaya sahip sütleri ve yabanî orkide çiçeklerinin yumru köklerinden elde edilen mûcizevî salep, Maraş dondurmasını taklit edilemez bir lezzet ve kıvama getiriyor. Dondurmaya çıtır lezzet katan külâh, ilk kez 1904’de Missouri Louis’de düzenlenen Dünya Fuarı’nda ortaya çıkmıştır.

Teknolojinin olmadığı çok eski tarihlerde -yani soğutucular ve derin dondurucular bulunmadan önce- buz, buz mahzenlerinde ve kar ocaklarında belirli bir formülle suyun içine tuz katılmasıyla elde ediliyordu. Tuzun içinde bulunan ve suya katıldığında buz elde edilen “amonia gazı”aslında soğutma teknolojisinin ilk adımı olarak tarihe geçmiştir. Bugünkü dondurma makinelerini ise, ilk kez 1939’da “Tortoni” adlı bir İtalyan bulmuştur. Bugün hâlâ Tortoni’nin makineleri kullanılmaktadır.

Son yıllarda bizde dondurma tüketimi arttı. Dondurma tatlı olarak da tüketilir oldu. 12 ay boyunca yeniliyor. Türkiye’de 1 milyar dolarlık bir dondurma pazarı var. 2006 yılında kişi başı ortalama yılda 1.8 litre olan dondurma tüketimi şimdilerde 3.2 litre dolayında.

Üreticiler ürünlerinin dondurma olmadığını gizlemek için “ICE CREAM” gibi yabancı dil ifadelerini büyükçe harflerle yazarken ‘yenilebilir buzlu yiyecek’ gibi ifadeleri ise küçük puntolarla yazıyor.

Bu nedenle “gerçek dondurma” yemek isteyenlerin etiketleri iyi okuması gerekiyor.  Dondurma alırken gerçekten aldığımız şey dondurmamı yoksa içine hava basılmış buzlarmı iyice içindekilere bakarak alalım.

http://www.iyilikguzellik.com

http://www.sebnemdergisi.com/Dergi.php?Islem=Makale&No=d075s036m1

http://ekonomi.milliyet.com.tr/dondurma-niyetine-neler-yiyoruz-neler-/ekonomi/ekonomiyazardetay/12.06.2011/1401452/default.htm

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=871965

 

 

 

Share.

Leave A Reply