Çocukla Umre

0

2007 temmuz doğumlu oğlumla birlikte bu nisanda yani 15 gün kadar önce umreye gittik 🙂

Uzun süredir gidenleri görüyor, duyuyor bu dünyada Oraları görmeyen bir ben kaldım herhalde diyordum.Allah c.c. nasib etti ve hamdolsun bizde gidebildik. Daha yeni gelmişken oralardan ne lazım olur, ne ihtiyaçtır, nasıl bir ortam sizi bekliyor bahsetmek istedim.

Çok istekli olan oğlumla birlikte gitmeden bazı okumalar ve izlemeler yaptık işte onlardan biri: sonpeygamber.info sitesinden bir animasyon.

Öncelikle hava Türkiye şartlarına göre gerçekten oldukça sıcak, bu yüzden kalın kazak vb… birşeyler ihtiyaç olmuyor, ancak sonbaharda giyilebilir uzun kollu, ince hırka yada tişörtler 1-2 tane götürülebilir.

Erkekler için bol bol atlet, açık renk mümkünse beyaz yada krem tişört hatta tişörtten ziyade şu şile bezinden yapılmış üstü altı olan düğmeli gömlek gibi kıyafet çok kullanışlı oluyor. Buradan hacı malzemeleri satan yerlerden 1 tane alabilir gerisini oradan çok daha uygun fiyata alabilirsiniz. Medine’de yatsıdan sonra mescid-i nebevi’nin etrafında, Mekke’de sabah namazından sonra Zemzem tower ile Hilton arasındaki yolda pazar gibi tezgahlar kuruluyor, herşeyin en uygununu buradan temin edebilirsiniz.

Biz Medine’de ve Mekke’de 4 yıldız yürüme mesafesi otellerde kaldık. Oteller 2 yerde de 250 metre kadardı. Oğlum sağolsun gayret edip sürekli yürümeye çalışsada bir noktadan sonra çocuğun sabrı kalmıyor ve iş babaya bakıyor. Eşim sağolsun bu umrede baya bir oğlunu taşıdı 🙂

 

 

 

Umreye gitmeden önce çok fazla tur karşılaştırması yaptığımız için hangi tur neyi kasdediyor iyice anlar hale geldik. Şunu söyleyeyim uzak 5 yıldızlı oteller Kabe’nin hemen yakınından servis kalkatığını söylüyorlar ama servise binmek için bile baya bir yürümeniz gerekiyor, çünkü Mescid-i Haram etrafında öyle servis kalkmasına müsait bir alan yok. En yakın servisler Zemzem Towerlar’ın altından kalkıyor, bazı servisler neredeyse 500metre yol yürüdükten sonra kalkıyor. Bu yüzden çocuklu ailelere tavsiyem mümkün olduğunca Kabe’ye en yakın otelleri seçmeye çalışın. Kabe’ye yakın olup ucuz olan otellerde var,3 yıldız, 4 yıldızlı bunlar tercih edilebilir maddi duruma göre.

Otellerin yemekleri şöyle bizim otelimiz lüx bir otel olmamasına rağmen akşam yemekleri çok güzeldi; Orada et çok ucuz bu yüzden menüler bol etli, etle ilgili bir sıkıntınız yoksa menüler sizi tatmin eder ama etle aranız iyi değilse yiyebileceğiniz fazla alternatif yok çünkü sebze ve meyve orada pahalı olduğundan menülerde pek yer almıyor. Makarna ve pilavlarda oranın yağına özel bir koku oluyor bu yüzden yemekte biraz zorlanabiliyorsunuz. Kahvaltılarımız biraz sınırlıydı orada kahvaltıda yemek gibi şeyler yeniyor, biz pek onlardan yiyemedik, domates peynirle idare ettik. Giderken yanınızda götütebildiğiniz kadar meyva götürmenizi tavsiye ederim, burada tipini beğenmeyip yemediğimiz elmaları orada kilosu 5 tl (10 riyal)’den alıp yer olduk. Yoğurt bulmakta çok zor, bardak kadar yoğurtlar var, büyük yok.

Çocuklu aileler için yanınıza almanızda faydası olacak diğer şeyler şöyle:

– Güneş gözlüğü (Kabe’ye bakmak dışında heryerde kullanmak için)

– Bol atlet ve çorap (yalın ayakta tavaf yapılabiliyor)

– Saç kurutma (otelde olmayabilir)

– Çocuk için kısa bacaklı, kısa kollu giysiler

-Çocuk için sıfır kollu tişörtler (önlerinde insan hayvan resmi olmamasına dikkat edin)

-Hanımlar için bolca 1-2 ferace yada dış giysisi ( bizim burada en kapalımız orada en açık kalıyor, Türkiye’deki tesettür anlayışı maalesef çok yetersiz )

-Dışarıda giymek ve gezmek için görüntüde çok güzel olmayan terlikler

– Oda içi terlik

-Terliklerinizin sığabileceği büyüklükte sırt yada kol çantası

– Öğlenleri atıştırmak için tahin helvası, hazır birşeyler getirilebilir.

– Türk lokumu ( hem atıştırmak hemde sıcak kanlı yabancılara ikram etmek için)

-Sallama güzel çaylar

-Su ısıtıcı kettle yada termos

-Kupa  yada çay bardağı ( arada odada içmek için)

– Bitki çayı süzgeci

– Çocuk için hayvan ve insan sembolü içermeyen oyuncaklar

– Bıçak, kaşık, çatal

-Buzdolabı poşeti, büyük çöp poşeti ( herşey için lazım olabiliyor)

-Çocuk için oranın geleneksel kıyafet ve takkelerinden oradan uygun fiyata alabilirsiniz.

-Bol peçete

-Elde çamaşır yıkamak için uygun deterjan yada sıvı sabun

-Sevdiğiniz peynir, zeytin çeşitleri

-Kuruyemiş

– Kendiniz için koyu ve mat renklerde yumuşak düz renk eşarp (siyah, yeşil, gri, beyaz vb..)

– Bebekli anneler için sling çok faydalı olabilir.

Kabe’de küçük çocuklu aileler genelde 2. katı tercih ediyor, hem daha güvenli hemde kontrolu daha kolay diye. 2. katın kapısında bebek arabaları diziliyor. Ama biz genelde 1. kattaydık Oğlum 5 yaşında olduğundan bizim için farketmedi. Namaz sırasında bütün bebekler çığlık çığlığa ağlıyor her nedense.

Her yerde zemzem sakaları var, bu yüzden su ihtiyacı oluyor. Lavabolarda temiz ve kullanışlı.

Orada hayat hiç durmuyor ama teheccüd namazıyla başlıyor.Gece 03.30 gibi teheccüd için ezan okunuyor. Sonra imsakla birlikte 04:30 gibi sabah ezanı okunuyor, namaz kılmaya 15 dk sonra kametle geçiliyor. Yani hemen ezan okunduğu gibi namaza durulmuyor, insanlara namaza yetişmesi için zaman tanınıyor bu yönden çok güzel keşke Türkiye’de de böyle bir uygulama yapılsa. Daha sonra kerahat vaktinin geçmesi bekleniyor ve işrak kılınıp yatılıyor. Öğlen ezanına kadar kahvaltı dinlenmeyle zaman geçiyor.

Bir vakit için abdest alıp otelden çıkınca diğer vakte kadar genelde Kabe’de bekleniyor, bu sürede Kur’an okunabiliyor, tavaf ediliyor hiç bir şey olmasa Kabe’ye bakılabiliyor. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor SAV ““Muhakkak ki bu beytin üzerine her gün Allah’ü Teâla’nın 120 rahmeti iner. Bunun 60’ı tavaf edenlere, 40’ı namaz kılanlara, 20’si ise Kâbe’ye bakanlar içindir.” Bu sürede eğer çocuğunuz yürüme çağındaysa kabe etrafında, revakların altında, boş bulunan her yerde koşturuyor, diğer milletlerin çocuklarıyla aynı dili konuşmasa da oynuyor, çocukların dili evrensel 🙂

Eğer otelinizde akşam yemeği ikindiden sonra çıkıyorsa çok şanlısınız, ikindiden sonra gidip yemeğinizi yeyip gelir yine akşam namazıyla yatsıyı birleştirirsiniz. Böylece hem diğer vakit için yer sıkıntısı yaşamaz, hemde vaktinizi boşuna yollarda harcamamış olursunuz. Çünkü akşam ile yatsı arası 1 saat gibi bir zamanda hemen otele gidip yemek yeyip, namaza yetişmek çocuklu bir aile için oldukça zor oluyor.

Orada o kadar çok çocuk varki, daha yeni doğmuş 1 aylık bebekten 7 yaşa kadar bir sürü çocuk var. Maalesef bizim ülkemizde çocuklu biri Kabe’ye ziyarete gitmek istese hemen negatif yüklemeler başlıyor, “aman nasıl olacak” “ne yapacaksın” felan diye. Bu yüzden negatif tepki ihtimali olan kişilere mümkün olduğunca duyurmadan, en azından tam giderken söylemekte fayda var. Orada buranın kuralları işlemiyor hem fiziksel, hem kimyasal olarak. Burada herşeyden hemen yorulabilirsiniz ama Orada herşey kolay, her çocuk melek, her çocuk uyumlu olmaya programlı. Tabi arada aksaklıklar olabiliyor ama Rabbim kolaylığını veriyor hamdolsun. İnanın o kadar insanın sürekli terlemesine rağmen bir damla pis koku olmuyor, Rabbim’in hikmeti, belkide sürekli zemzem içilmesinden dolayı zemzemin bir etkisi bilmiyorum…

Bizim ekibimizde tek çocuk oğlumlu, herkes çocuğunu torununu bırakmış gelmiş, oğlum hepsine torun evlat hasreti çektirtti. Biz ekiple hareket etmeyi pek fazla tercih etmedik, çünkü Türk milleti nerede olduğu önemli değil hemen bulunduğu ortamı kendine benzetiyor, ” a nerelisin, nasılsın, çocukla nasıl geldin, memleket nasıl vb…” olay geyiğe dönüyor ve kısıtlı süre gidilen bu manevi mekan yeterince değerlendirilememiş oluyor. Mümkün olduğunca iletişim ve sosyallikten uzak durmaya çalıştık eşimle tüm kaynaşma çabalarına rağmen. Tabi oğlum sağolsun en çok O bunu zorlaştırdı. Bir barış elçisi gibi tüm milletlerin ilgisini, alakasını celbetti, Kafasını sevenlerden, yanağını sıkanlardan çocuğa da fenalık geldi 🙂 Her gören bişey verdi, “oğlum yeter dilenci gibisin, alma bişey” diyorum “ama veriyorlar “diyor biz şeker, gofret felan yemediğimiz için onları yiyen başkalarına dağıttık.

 

 

 

 

 

 

Tavaf konusuna gelince; namazlarda oluşan kalabalık tavafta öyle olmuyor uzaktan ne kadar kalabalık gözükse de tavaf çok kolay geçiyor. Rabbim kolaylıklar ihsan ediyor önünüz açılıveriyor, siz Kabe’ye ve dualarınıza yoğunlaşırsanız kalabalık hiç de zor gelmiyor, ama etrafı izler, “ay şurdan nasıl geçerim burdan nasıl geçerim”e takılırsanız üstünüze yük biniyor. Çocukla nasıl tavaf yapılır?konusuna gelince; tavafları hergün bir kere ailece yapmaya çalıştık, bunun dışında nöbetleşe tavaf yaptık. Birimiz çocukla Kabe’nin etrafında bir yerde kalırken diğeri tavaf yaptı. Kalabalığa göre değişmekle birlikte oğlum tavafın 1-2 şavtında yürüdü diğer şavtlarda kucakta yada kayarak gitmeyi tercih etti. Medine’den ona altından tekerlek çıkan ayakkabılardan aldık, ilk aldığımızda ayakta bile durmakta zorlanıyordu ama sonra 1 gün içinde kendi kendine kaymayı öğrendi, hem çok eğlendi hemde bizede sıkıntısı olmadı bu patenlerle.Belki ditek paten olsa arada yürümek istediğinde o ağır patenleri çıkarmamız ve taşımamız gerekecekti ama bu şekilde çok rahat oldu. Gitmeden Türkiye’de araştırdım bu ayakkabıları ama 27-28 numarasını bulamadım en az 30’dan başlıyor. Medine’de Ravza’nın arkasında sıra sıra dükkanlardan ikinci bölümdeki ayakkabıcıda bulduk, Türkiye’de 40-50 tl idi, Oradan 40 riyal(20 tl)ye aldık. Özellikle Medine bu patenler için çok uygun namaz öncesi veya sonrası Mescid-i Nebevi’de şemsiyelerin altında rahatça bun patenlerle eğlenebiliyor.

Medine’de kadınlarla, erkeklerin herşeyi ayrı bu yüzden oğlum hep babasıyla takıldı, Mekke’de sadece namazlarda ayrılıyorsunuz bunun dışında hep beraber. Medine’de Peygamber SAV’in kabrini ziyaret için kadınlar sadece 25 numaralı kapıdan günün belli saatleri (07-10, 13-15,  20-23) içeri alınıyor, erkekler her an girip görebiliyorlar. Biz hanımların hayatını bu saatler belirliyor orada. En sakin sabah namazı sonrası oluyor diğer vakitler çok kalabalık ama yinede sıraya giriyorsunuz. Sakin dediysem 100 bin değilde 70 bin kişi olduğunu düşünün 🙂 Burada sıra beklerken eğer gurup halindeyseniz işiniz zor, ülke ülke sıralıyorlar görevliler ve o şekilde alıyorlar içeriye sıranın size gelmesini bekliyorsunuz. Ama benim gibi tek başınıza iseniz aradan dereden girebiliyorsunuz.

Giderken pratik konuşabilecek kadar arapça öğrenmekte fayda var, çünkü çok lazım oluyor. en çok kullanılan kelimeler ” Haci sabir” ” Haci Tarik” eğer yol üstüne oturmuşsanız bu uyarı gelliyor: Hacı burası yol demek :), ” Nisa yallah” kadın hadi git gibi bişey. “Rasta rasta” Bekleme yapma, devam et anlamında. Mesela şunları öğrenip gidin sürekli lazım olacak. Yer yok, nereye secde edeceğim?, giriş-çıkış nerede?, müslümanlar kardeştir, pazarlık sünnettir 🙂 Umrede bile namaz sırasında secde edecek kadar yer bulabilmek bir nimet oluyor. Bu yüzden, bu sıkışıklığa kendinizi psikolojik olarak hazırlayın. Ama bunda bile bir tat, bir lezzet oluyor.

İçlerinden Peygamber çıkmasına rağmen Mekke halkı Medine’ye göre daha sert. Medine halkı, esnafı, şehrin havası bile öyle yumuşak ve duygusal ki Peygamberlerini hiç görmeden kucak açan açan bu Medine ahalisi gönlünüzde hemen yer ediyor. Biz 3 gün Medine, 8

gün Mekke’de kaldık. Ama çok az geldi, hele Medine çok az geldi. Gitmişken muhakkak en az 20 günlüğüne gidilmesi lazım.

Manevi olarak çocukla gitmek gerçekten çok büyük bir nimet, çocuğunuzun hayatında küçükten böyle bir Mekan’ın ziyaret edilmesi, orada yapılan ritüeller, dualar, tavaflar, namazlar büyük yer ediyor. Biz maşallah oğlumla çok güzel anlar yaşadık. Herkes çocuğu uyandırıyorsunuz(-ki sonra gün içinde uyuma imkanı oluyor), hakkına giriyorsunuz felan diye bize çıkıştı ama çocuk halinden çok memnun, anne- babayla başbaşa hiç bu kadar uzun süre geçirmemiş, hiç birlikte bu kadar şey paylaşmamaış, Yaradanına hiç bu kadar yakın olmamış, hiç manevi bir çekim alanına bu kadar girmemişken aman daha rahat etsin diye onu götürmemek çocuğa bir haksızlık diye düşünüyorum çünkü burada evde edeceği rahattan çok daha büyük lezzetlerle karşılaşacak. Çocuğu bezdirmeden, bıktırmadan, onunda istemesini sağlayarak her ibadete onuda dahil etmeye çalıştık. Rabbim kabul etsin İnşAllah.Amin.

Ayrılık hem bizim, hem oğlum için çok zordu, 12 günlüğüne bile olsa öyle alışmıştık ki, bu manevi ortama ve birlikte olmaya. Tüm zorluklarına rağmen herşey öyle kolaylaşıyor ve güzelleşiyor ki Orada. Şimdi burdan kilometrelerce uzaktaki Kabe’ye secde etmek, O’nun asıl görüntüsünü bilip, Onu görememek gerçekten çok zor. Rabbim Tekrar tekar gidebilmeyi, hiç gidemeyenlerede gidebilmeyi nasib etsin inşAllah…..

 

Share.

Leave A Reply